10.02.2017

AMERİKA VE ÇİN ARASINDA TİCARET SAVAŞLARI

http://www.ihracat.co/2017/02/amerika-ve-cin-arasinda-ticaret.html

Donald Trump, seçim döneminde, Çin hükümetini, Çin'in para birimini manipüle etmekle, Amerika'nın fikri mülkiyetini çalarak "işlerimizi almak" ile suçlamıştı ancak bu suçlayıcı ve saldırgan tutum sadece seçim kampanyası söylemleriyle sınırlı kalmayacağa benziyor.

Trump 2012'dede Çinlileri. Amerikan imalat sektörünü rekabet edemez hale getirmek için küresel ısınma teoremleri üretmekle suçlamıştı. Gerilim yüksek: Çin cumhurbaşkanı Xi Jinping Davos toplantısında "hiç kimse bir ticaret savaşında galip gelmeyecektir" diye hatırlattı. Amerika Çin ticaretini hedef alırsa, Çin karşılığını verecektir. Peki iki ekonomik güç arasındaki ticaret savaşı ne şekilde gerçekleşebilir?

Konuşmanın eyleme dönüştürülebileceği iki yol vardır. Trump, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) nün arka odalarında kulis yaparak, küresel ticaret kurallarını Çin’i negatif şekilde etkilemek üzere değiştirmeye çalışabilir. Amerika'nın Çin ile ikili bir ticaret anlaşması olmadığı için DTÖ kuralları, neyin ve nelerin izin verilmediğini tanımlıyor. 

Çin ABD ticaret savaşı

Trump, bazı gerekçelerle Çin'i ekonomisini sübvansiyonlarla artırıp  Amerikan pazarlarını ucuz ithal ürünlere boğmakla suçlayabilir. Obama yönetiminin halihazırda DTÖ'de Çin'e karşı bir takım hukuk davaları başlatmış olduğu unutulmamalı. Trump bu davaları tetikleyerek işi bir adım daha ileri götürebilir, Trump yönetiminin, örneğin mücadeleyi Amerikan endüstrisine bırakmaktan ziyade halihazırda Çin tarafından uygulanan tüm damping ler için antidampingler yapabileceği ek vergiler koyabileceği ya da DTÖ nezdinde engelleyici tedbir ve kısıtlamalar aldırabileceği konuşuluyor.

Bununla birlikte, Çinliler büyük olasılıkla misilleme yaparken, belki de aniden,  Amerikan ithal edilen gıda ürünleri ile ilgili sağlık ve güvenlik sorunları tespit edip bu malların ihracatına kısıt ve engeller getirebilirler. Tüm bu gelişmeler cereyan etse dahi yaşananların bir ticaret savaşı olduğuna hükmedemeyiz. DTÖ kuralları, bu tür anlaşmazlıkları gidermek için özel olarak tasarlanmıştır. Çin'in gerçekten kurallara uymadığını fark ederse, Amerika'nın misilleme yapması konusunda açık sınırlar vardır. Sistem gerektiği gibi çalışırsa, kimse karşı tarafa yönelttiği suçlamalara karşın DTÖ nezdinde hukuki bir onay bulamayacaktır. (www.ihracat.co)

Çin ABD ticaret savaşı

Amerika ve Çin arasındaki ticarette en kötü durum senaryosu düşündüldüğünde, ekonomistlerin aklındaki temel olasılık DTÖ kurallarının açıkca ihlal edilerek karşılıklı yaptırımlara gidileceği yönünde değildir. Büyük korku, Trump'un  DTÖ kurallarını by-pass etmeye karar vermesi ya da açıkça DTÖ kurallarını uygulamayacağını açıklamasıdır. Çin ithalatında% 45'lik ek bir tarife, Çin'de üretilen elektronik eşyalar ve tekstil ürünlerinin ithalatını zorlaştıracak ancak bir yandanda bu ürünlerin fiyatları artacaktır. 

Fiyatlar yurtiçinde yükselirse, bundan özellikle bu ürünleri satın almakta zorlanacak, gelir seviyesi düşük Amerikalılar etkilenecektir. Çin'den ithal girdilere dayanan Amerikan şirketleri de bu durumdan etkilenecektir (bazı şirketler girdilerin Çin hükümeti tarafından sübvanse edildiğini düşünmüyor). Çin ithalatında% 45'lik bir tarife açıkça DTÖ kurallarını ihlal edecektir ve böyle bir durumda Çinliler DTÖ den gelecek resmi bir kararı beklemek istemeyecektir. Stratejik bir hamle, Amerikan soya fasulyelerinin Çin ithalatını engellemek olacaktır. (www.ihracat.co)

Çin ABD ticaret savaşı


Bir ticaret savaşından bazı kazananlar olur: Kısa vadede Amerikan hükümeti daha fazla vergi geliri elde edebilir ve bazı Amerikalı şirketler yabancı rekabetten korunmanın keyfini çıkarabilir. Böyle bir mücadele başlarsa en büyük kazazede Amerikan tüketicisi olmayabilir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra özellikle dünya ticareyini domine eden ve yaygınlaştırmak isteyen zengin ülkeler, ülkeler arasındaki ticareti zorlaştırıcı yükske vergi ve gümrük engellerini azaltmak ve kurallara bağlamak için, 1995'te Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması'nı DTÖ'ye dönüştürdü. 

Bu görüşmelerde, ülkelerin kendi iç ekonomilerini korumak için 1930'lu yıllarda pek çok ülke tarafından oluşturulan gümrük duvarları ve orantısız vergilerin dünya ticaretini nasıl bir tıkanmışlığa soktuğunu kabul ettiler, 1930 lu yıllarda bu yüksek vergi ve gümrük kurallarıyla kendi ekonomilerini korumaya çalışan ülkeler çok kısa bu uygulamlardan doğan problem ve zararlara muhatap olmuşlardı. Ticaret savaşları, ülkelerin birlikte çalışarak kuracakları ticari birlikteliğin onları daha güçlü kılacağı gerçeğini reddetmek anlamına gelecektir. (www.ihracat.co)