25.01.2018

GLOBAL EKONOMİ - BÜYÜME, DURGUNLUK VE KRİZ BEKLENTİLERİ

global ekonomi 2018

2018 Davos görüşmeleri gösteriyor ki, 2018 Dünya ekonomisine dair hem olumlu hem olumsuz beklentiler var. Her iki kampta, farklı ihtimal ve beklentilere göre, farklı senaryolar kurgulayanlar var. Bir kampta, reel ekonomiye bakan insanlar var. IMF'ye göre, dünya ekonomisi 2010'dan bu yana en büyük küresel büyümesini yaşıyor.

Dünya ekonomisinin lokomotif aktörlerine dair parlak büyüme rakamlarından bahsediliyor. Birleşik Devletler, Çin ve Hindistan 2017 yi, bir önceki yıl tahmin edilenden daha iyi rakamlarla kapattılar. İngiltere’nin Brexit kararına rağmen Avrupa Topluluğunun büyüme rakamlarında da bir silkinme söz konusu. Topluluk 10 yıllık durağan dönemden çıkacak gibi görünüyor.

2018 yılında Yatırımlar ve yeni iş imkanları adına ekonomistlerin önemli bir kısmı iyimser.
Ancak bir sonraki krizin belirtilerine dair felaket senaryoları kuranlarda var.



ABD tarafında Donald Trump'un ciddi vergi indirimlerinin (% 35'den % 21'e düşen) büyümeyi tetikleyeceği, ancak beraberinde fiyat artışları ve enflasyon riski barındırdığı konuşuluyor

Atlantiğin her iki tarafında Merkez bankalarının - özellikle ABD Federal Rezerv Bank – yeni finansal teşvik programları açıklama yönünde çalışmalar yaptığı biliniyor.

Mali sisteme son on yılda trilyonlarca dolar, euro ve yen aktarıldı, sadece 2017 yılında 2 tirlyon USD civarında yeni paranın, uluslararası dolaşıma eklendiği konuşuluyor ancak bu paranın karşılığı mal ve hizmet üretildi mi? Ekonominin sağlıklı işleyişini etkileyecek müdahaleler ekonominin globalleştiği bu dönemde her ülkeyi domino etkisiyle yıpratabiliyor. (www.ihracat.co)
world economic rates

2018 Davos dialogları:
Barclays CEO'su Jes Staley, bir Davos dinleyicisine, ekonomik verilerle mevcut ekonomik iklim arasındaki uyumsuzluğu ifade etmek için şu örneği verdi: "Global büyüme %4, ancak hala depresyon döneminden çıkamamış bir para politikamız var".

Harvard Üniversitesi profesörü Kenneth Rogoff daha da ürkütücü yorumlarda bulundu. "Faiz oranlarında beklentilerin yarısı kadar bir oynama olsa, borsalarda büyük çöküşler yaşanabilir.

Dünyanın dört bir yanındaki insanlar için önemli olan şey, finansal piyasalar değil, istihdam, ücret ve büyüme rakamlarının kendisi değil, reel ekonomide gözlemlenebilir gelişmeler olup olmadığıdır.

Ancak, 2008 krizinden öğrendiğimiz gibi, finansal piyasaların çökmesi, insanların ve işletmelerin harcama ve yatırıma ihtiyaç duydukları krediyi bankalardan alamamalarına ve bunun sonucu resesyona sebep olabilir.

Davos'ta bunun tersini söyleyenlerde vardı: 2018 ‘de büyük bir borsa düşüşleri yaşansa bile, bu ekonomik büyümeyi ciddi oranda etkilemeyecektir.



Büyük bir varlık yöneticisinin başkanı, Amerika’da borsanın %22'lik bir düşüşe uğradığı 1987 Wall Street krizi örneğine işaret etti; 1987’deki bu borsa krizine rağmen ekonomik büyüme dünya genelinde devam etmişti. Kara pazartesi olarak adlandırılan 19 ekim günü, Hong Kong borsasında başlayan büyük düşüş, saat farkı nedeniyle daha geç seansları başlayan, Down Jones ve İngiltere borsası başta olmak üzere tüm dünya borsalarını vurmuştu.

Citigroup'tan Michael Corbat, bankaların 2018 yılı itibarı ile çok daha sağlam olduğunu ve finansal piyasalardaki kriz dönemlerinde, bankaların kredi taleplerine cevap verebileceklerini belirtti.
İngiltere bankası Bank of England” yetkilisi, bankaların çok olumsuz mali koşullarda kredi verme yeteneklerine dair testler yapıp bu durumlarda alınması gereken pozisyonları belirlediklerini ifade etti.

Bankaların çok olumsuz koşullarda kredi verme yeteneklerini test eden İngiltere Bankası pozisyonudur.

Bununla birlikte, ekonomi çevreleri başta olmak üzere tüm dünyayı endişelendiren pek çok ekonomist var. Küresel büyümenin, her ekonomide aynı seyri izlemediği, artık ülke ekonomilerinin dış etkilere çok daha açık ve diğer ülkelerdeki krizlerden etkilenmeye daha müsait olduğu ve her ne kadar işler yolunda gidiyorsa da , büyüyen ekonomilerde bile dönemsel negatif eğrilerin yaşanabileceğini öngörerek bireylerin ve firmaların ekonomik kararlar alırken temkinli davranmasında fayda var. (www.ihracat.co)

country growing rates


Dünya Bankası 2018 Küresel Görünüm ve tahminler
Dünya Bankası, küresel ekonomik büyümenin 2017 yılında, başlangıçtaki beklentilerin çok daha üstünde gerçekleştiğini belirtti. Yatırımlarda yapılan iyileşmelere bağlı olarak, üretim ve buna bağlı ticari faaliyetlerdeki artışın devam etmesi nedeniyle beklenenden çok daha güçlü bir 2017 sonrasında 2018'de global büyümenin %4’e kadar yükselebileceğini öngörüyor.

2018 için tahmin edilen rakam, gelişmiş ülkelerde %3 ün altında, gelişmekte olan ülkelerde %4 ün üzerinde seyrederek yıl sonunda ortalama global büyüme rakamlarını verecektir.

Emtia ihracatçılarının yeniden canlanması sayesinde küresel büyümenin önümüzdeki birkaç yıl boyunca devam etmesi bekleniyor. İyileştirme için hala çok yer olsa da, finansal stres, artan korumacılık ve yükselen jeopolitik gerginlik ihtimali gibi negatif unsurlarda var.



IMF Dünya Ekonomik Görünüm Güncellemesi, Ocak 2018
2018 için global büyüme tahminleri, 0,2 puan artışla yüzde 3,9'a yükseldi.

Küresel büyüme tahminine ilişkin riskler kısa vadede geniş ölçüde dengeli görünmekte ancak orta vadede dezavantajlar var. Olumsuz yönlerden biri olan zengin varlık değerlemesi ve çok sıkıştırılmış vadeli primler, büyümeyi ve güveni olumsuz etkileyebilecek bir finansal piyasa düzeltme olasılığını artırıyor. Olası bir tetikleyici, talebin hızlanmasıyla birlikte gelişmiş ekonomi çekirdek enflasyonunda ve faiz oranlarında beklenenden daha hızlı bir artış olmasıdır.



Ekonomiye dair global psikoloji güçlü kalmaya devam ederse ve enflasyon artışı yavaşlarsa, orta vadede finansal koşullar gevşek kalabilir ve bu da gelişmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde mali açıdan kırılganlıklara neden olabilir. 

Bazı ülkelerde içe dönük politikalar, jeopolitik gerginlikler ve politik belirsizlikler de, ekonomilerde düşüş evrelerine sebep olabilecek riskler oluşturmaktadır. (www.ihracat.co)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder