26.05.2018

KÜRESEL TİCARETTE YENİ EĞİLİMLER

küresel ticaret


Uluslararası ticaret yapan, ihracatçı veya ithalatçı firmalar için, Global gelişmeleri, ekonomik veya siyasi olayları takip etmek önemli ancak artık ülkelerin ekonomileri o kadar iç içe girmiş ve dış etkilere açık durumdaki, yerel piyasada iş yapan firmalar da dünyada neler olup bitiyor ciddi anlamda takip etmeli.

Çin Amerikan ticari anlaşmalarında yaşanan bir problem, Avrupa Birliğinin aldığı bir karar, Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı bir problem, bırakın Türkiye’yi, bir güney Amerika ülkesinin borsalarını bile etkileyebiliyor.

Global gelişmelere göz atarken,  nelere dikkat etmeli, öncelikle hangi olayları takibe almalısınız. Halihazırda devam eden ya da başlangıç sinyalleri veren başlıkları sizler içim sıraladık. Önümüzdeki dönemde, haber kaynaklarını tararken bu başlıkları takip etmek de fayda var.



1. Trans-Pasifik Ortaklığı

ABD Başkanı Trump’ın kararıyla, ABD  Ocak 2018’de TPP'den ayrıldı, geri kalan 11 ülke Trans-Pasifik Ortaklığı (CPTPP) anlaşmasını, kapsamlı ve geliştirilmiş olarak yeniden diriltmek için uğraşıyor. Bu anlaşma, eğer imzalanırsa, bu ülkeler arasındaki ticarete ilişkin vergilerin yaklaşık %95'i kalkacak, Bu vergi muafiyetleri yaklaşık 10 trilyon doların üzerinde bir GSYİH oluşmasına sebep olacak.

Trans-Pasifik Ortaklığı  anlaşmasını imzalayan ülkeler: Singapur, Brunei, yeni Zellanda, Şili, Avustralya, Peru, Vietnam, Malezya, Meksika, Kanada’dan oluşuyor. Üye ülkelerin ortaklığa start vermek için 2018 yılında çalışmaları devam ederken, ABD başkanı Trump 13 Nisan 2018’de anlaşmaya yeniden dahil olabileceklerinin sinyalini verdi.

Trans-Pasifik Ortaklığı henüz aktif değil ve katılım yönünde henüz bir girişim olmasa da, Güney Kore ticaret anlaşmasına katılım ihtimali olan önemli bir ülke. Güney Kore haricinde; Kolombiya, Filipinler, Tayland, Laos, Endonezya, Hindistan gibi ülkeler ise mevcut ithalat rejimleri ve korumacı vergilendirme sistemlerini değiştirerek birliğe katılma ihtimali olan ülkeler. (www.ihracat.co)

global trade

2. Brexit Sonrası İngiltere ve Avrupa

İngiltere, İrlanda sınırı, vatandaş hakları ve finansal anlaşmalar gibi konuları kapsayan Brexit müzakerelerinin ilk aşamasını, Avrupa Birliği yetkili organlarıyla yapılan müzakerelerle  tamamladı. Müzakerelerin ikinci aşaması, İngiltere’nin resmi olarak Mart 2019'da Avrupa Birliğinden ayrılmasından sonra, Birleşik Krallık'ın geçiş dönemini kapsayacak.

Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasındaki uzun vadeli ilişkiye dair müzakereler üçüncü aşamada görüşülecek. Bu süreç, Muhafazakar İngiliz milletvekillerinin, Britanya Parlamentosu'nun onayı olmadan, Avrupa Birliği ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın geçersiz olacağı ve ayrılık müzakereleri tamamlanmadan AB ile ilişkilere dair resmi sonuçlar doğuracak oylamalara katılmayı reddetmelerinden dolayı oluştu..

Brexit müzakerelerinin ikinci aşaması 2018 için planlandı ve ilk aşamadan daha büyük zorluklar yaşanması bekleniyor. Bununla birlikte, İngiltere ile Avrupa Birliği arasında uzun vadeli ilişkilerin son aşaması, Britanya politikacılarının ve vatandaşlarının henüz üzerinde mutabakata varmadığı ekonomik entegrasyon ve serbest ticaret hakkında birkaç önemli soru ortaya koymaktadır. Tüm bu süreç hem İngiltere, hem de İngiltere ile ticaret yapan ülkeleri an be an etkileyecektir.

3. Sürdürülebilir ve Temiz Teknolojiler 

Temiz teknoloji ve sürdürülebilirlik, bu alanda ürün üretimi ve satışına dair bir sektörde yer alıyorsanız, 2018 sizin için işinizi geliştirmeye açık bir yıl olacak, önümüzdeki 5 yıllık periyodda bu trend sürecek. ABD’nin Paris Anlaşması’ndan geri çekilmesine rağmen, özellikle Avrupa Birliği cephesinde ayrıca Kanada, Japonya gibi ülkelerde düzenlemeler hala daha sıkı çevreci perspektifte ve emisyon yönetmeliklerine yöneliyor ve bu standartları karşılamak için, şirketler daha temiz teknolojiye yatırım yapmak zorunda.

Temiz teknolojilere dair küresel yatırım 2018 yılı itibarı ile 1 trilyon USD civarında, 2020 yılında bu rakamın 2,5 trilyon USD yi bulması bekleniyor. Kanada hükümeti , Temiz teknolojilere yönelik Ar-Ge için 2017 bütçesinde 1 milyar dolar ayırdı. (www.ihracat.co)



4. Hindistan ve Yeni Zelanda - Küresel Ticaretin Yükselen Yıldızları

İşinizi genişletmek, ürünlerinizi satmak için farklı bir ülke, yeni bir Pazar arıyorsanız, Hindistan, artan dijitalleşme, yabancı yatırımı cezbeden yeni vergi yasaları ve eğitimli genç nüfusu ile 2018'de %7,5'lik GSYİH büyümesi bekleniyor. Hindistan'ın önümüzdeki on yılda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olacağı tahmin ediliyor .

Yeni Zelanda  2018 Forbes2in En İyi Ülkeler İş sıralamasında ikinci sıradaydı, diğer faktörlerin yanı sıra 2017 yılında %3,6'lık ekonomik büyüme gösterdi. Ülke, fikri mülkiyet ve patent hakları konusunda korumacı yasalara sahip. İş çevrelerini kapsayan saydam bürokrasi yapısı, iş yapma kolaylığı ve yolsuzluk gibi sıkıntıların yaşanmadığı bir ülke olarak yatırımcıları ve ihracatçıları cezbediyor.


5. Petrole Olan Bağımlılığı Azaltma Çabaları

Venezüella, petrol bağımlı ekonomisinin çöküşünün sancılarını yaşamaya devam ederken, ABD 10 yıl içinde petrol ihracatçısı olmayı planlarken , petrol bağımlı ekonomiler, ekonomilerini çeşitlendirmek için yeni enerji kaynaklarına yatırım yapıyor ve bu bağımlılığı azaltmanın yollarını arıyor.

Rusya, ekonomisi ve ihracat gelirleri büyük oranda petrol ve yan ürünlerine bağlı bir diğer ülke. Son beş yılda petrol fiyatlarında yaşanan büyük oranlı düşüşler , Rusya’nın ihracat gelirlerinin neredeyse yarı yarıya düşmesine sebep oldu. Putin, Rus ekonomisinin petrol gelirlerine olan bağımlılığını azaltmak için yeni yollar arıyor.

Suudi Arabistan, kamuya ait petrol şirketi Suudi Aramco'nun 2018'de halka arz yoluyla % 5'ini satmayı planlıyor ve Suudi ekonomisini petrol bağımlılığından uzaklaştırmak için tasarlanan ülkenin Vision 2030 programı için 100 milyar dolar kaynak ayrılacağı açıklandı.

Nijerya ve Angola, petrol bağımlılık sorunlarını azaltmak için tarım sektörünü geliştirme çalışmaları var. Nijerya, hükümetin gelirlerinin %70'i petrole dayanıyor.

blockchain future

6. Blockchain Üzerinde Çalışan Bankalar

Dijital para ve üretilmesinin sağlandığı blockchain teknolojisi son birkaç yıldır çok popüler. Konunun popüleritesi dijital paraya olan talepten kaynaklanıyor ama aslında tüm IT, bankacılık ve finans sektörünü derinden etkileyecek ve değiştirecek şey blockchain teknolojisi.

Blockchain teknolojisi, birden fazla kaynaktan ,canlı, değiştirilemeyen bir dijital deftere erişime izin vererek, uluslararası ticaret finansmanı için hem çok kaynaktan erişebilen  olanaklar sunuyor. Hem’de tek bir server kontrolünün yarattığı güvenlik endişelerinin önüne geçiyor.

Mayıs 2017’de, dünyanın en büyük finansal kurumlarından 70'inin oluşturduğu ve Blockchain mimarisinin finans ve bankacılık alanında kullanımının geliştirmesi için oluşturulan R3 Konsorsiyumu faliyete geçti. Ekim 2017'de yedi büyük banka, sendikasyon kredileri için blok zinciri tabanlı bir pazar geliştirmek üzere R3 ve Finastra ile ortaklık kurdu. Aralık 2017’de Amazon, Corda platformunun Amazon Web Servisleri Platformu'nda faaliyet gösteren ilk Blockchain teknolojisi olmasını sağlamak için R3 ile ortaklık duyurusunu yapan Blockchain geliştirme birliğine katıldı.

İsviçreli küresel finans şirketi UBS, her büyük ulusal para birimini temsil edecek bir “yardımcı hesap parası” oluşturma girişimi başlattı. Bu çalışma ülkelerce kabul görür ise Corda platformu, kullanımını kolaylaştırmak için uyarlanabilir.

IBM, bankaların küresel ödeme işlemlerini hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerini sağlayacak kendi Blockchain platformunu kullanıma sunmak için çalışıyor. (www.ihracat.co)




7. Yeni Teknolojiler Tedarik Zinciri

Makine öğrenimi, Robotik otomasyon, Sürücüsüz araçlar, Ürün takip sistemleri; Tüm bu yeni teknolojik gelişmeler, global ticaretin önünü açacak yeni tedarik zinciri uygulamalarının geliştirilmesini sağlayacak.

Tesla'nın elektrikli arabadan sonra tanıttığı, elektrikli tırları, PepsiCo, UPS ve Walmart gibi kendi dağıtım filoları olan büyük firmaların ön siparişlerini aldı.

2017 yılında, sürücüsüz araç teknolojisinin geliştirilmesi için 1 milyar doların üzerinde teknolojik yatırım yapıldı. Tedarik zinciri teknolojisine ABD risk sermayesi yatırımcıları tarafından 4 milyar doların üzerinde yatırım yapıldı.

Makine öğrenimi, yapay zekayı geliştirmeyi amaçlayan şirketler geri dönüşü hızlı bir yatırım alanı. Robot kullanımı, sanayi şirketleri ve fabrikalardan hizmet sektörüne kaymaya başladı. Taşımacılık ve lojistik sektöründe de insanlarla birlikte  ya da VR uygulamaları kullanarak insanlar tarafından kontrol edilen robot kullanımı artıyor. Hiç şüphe yok ki, robotlarla çalışmak için ihtiyaç duyulan becerilere olan talep, önümüzdeki yıl da artmaya devam edecek.

İlgili konu: Robot Teknolojileri

8. NAFTA'sız Bir Dünya Olasılığının Planlanması

ABD başkanı Trump, NAFTA’yı dünyanın en kötü anlaşması olarak nitelenmişti. ABD, Kanada ve Meksika arasında vergisiz ticaret başta olmak üzere pek çok kolaylık sağlayan serbest ticaret anlaşması; “Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması” NAFTA’nın son bulmasını veya ciddi anlamda revizyonunu istiyor ve bu sebeple NAFTA görüşmelerinin altıncı turu, Ocak 2018’de Montreal’de gerçekleşti.

1992 ‘de imzalanıp, 1994’te yürürlüğe giren NAFTA’ya dair ABD 5 sorunun çözümünde ısrarcı;
  • Alt ulusal düzeyde hükümet alımlarında mütekabiliyetin kaldırılması
  • Otomobil sektöründe kök kurallarındaki değişiklikler
  • Bağımsız uyuşmazlık çözüm hükmünün ortadan kaldırılması
  • Süt, yumurta ve kümes hayvanı endüstrilerinin Kanada tedarik yönetimi sonu
  • NAFTA'nın “gün batımı maddesi” nin eklenmesi


siber saldırı

9. Siber Tehditler 

Teknoloji, iş ve kişisel kullanımda daha sofistike ve kullanımı yaygın hale geldikçe, siber güvenlik tehdidi de artıyor. Bu durum fikri mülkiyet kadar maddi birikimleri de tehlikeye çemberine soktu.

2016-2017 periyodun da, küresel ölçekte büyük şirketlerin siber saldırılar sonucu ciddi maddi kayıplara uğradığı gözlendi. Rus petrol üreticisi Rosneft ve Danimarkalı taşımacılık şirketi Maersk bu şirketler arasında. Maersk dünyanın en büyük konteyner taşıma şirketi ve bu saldırı sonrası dünya genelinde binlerce limanda yük boşaltmak veya yük almak üzere yanaşan gemiler ve yüklerine dair günlerce işlem yapılamadı.

Kimlik avı, sosyal mühendislik saldırıları, kötü niyetli kodlar, botnet'ler, hizmet reddi saldırıları ve fidye amaçlı bilgisayar kilitlemeye yönelik siber saldırılar sürüyor. Özellikle "Fidom" yazılımları sıklıkta kullanılıyor.

Şirketlerin, web sunucularını, server ve şirket çalışanlarına sunulan bilgisayarları ve ağları arasındaki iletişimi sağlayan sunucuların güvenliği için tedbirler alması artık her zamankinden daha önemli. ABD iç güvenlik birimi "NSA" tarafından geliştirildiği bilinen ve daha sonra farklı kişi ve kurumlarca bir tehdit ve fidye yazılımı olarak kullanılan "WannaCry" adlı fidye yazılımı, Türkiye dahil 99 ülkede, binlerce bilgisayarı etkiledi.

İhracat, ithalat yapan firmalar dünyanın dört bir yanından yabancı firmalarla her gün e-mail trafiği yaşıyor ve sürekli dosya transferleri yapılıyor. Dolayısıyla Dış Ticaretle uğraşan firmalar siber saldırı tehditlerine daha açık ve daha ciddi önlemler almaları gerekiyor.

10. Küresel Ticaret Becerilerine Dair Artan Talep

İnternet, lojistik ve tedarik süreçlerinin gelişmesi ile birlikte artık çok küçük işletmeler dahi dünyanın öbür ucuna mal satabiliyor, hizmet pazarlayabiliyor. Hindistan’daki bir yerel işletme bir ABD firmasına yazılım satabiliyor veya bir İspanyol reklam firması, bir Japon otomotiv firmasının reklam pazarlama işlerini alabiliyor. Yani ticaretin globalleşmesi sadece fiziki malların ihraç ve ithal edilmesi süreçlerinden ibaret değil.

Büyük küçük uluslararası pazarlarda mal ve hizmet pazarlayan firma sayısı arttıkça, küresel ticaret süreçlerinde yetenekli olma talebi de artmaktadır çünkü diğer firmalardan bir adım öne çıkmak için, daha etkili daha yenilikçi pazarlama becerileri gerekmekte. Bilginin, uluslararası başarıyı inşa etmenin en önemli araçlarından biri olduğu, ihracatçılar ve yurtdışı yatırımcılar için göz ardı edilmemesi gereken bir durum. (www.ihracat.co)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder